Dil açısından “din” kelimesi; alışkanlık, yol, yaşam biçimi, ceza, ödül, hesaplaşma, hükmetme, itaat etme ve kulluk gibi anlamlara gelmektedir.
Terimsel olarak ise, akıl sahibi bireyleri kendi tercihleriyle doğru ve iyi olanı seçmeye yönlendiren ve onların hem bu dünyada hem de ahirette mutluluğunu hedefleyen ilahi kurallar sistemidir. Din, insanın ahlaki ve manevi olgunluğa ulaşması için en güvenli ve doğru yoldur.
(Kaynak: MEB Dinî Terimler Sözlüğü, s. 59-60)
Birey ve Toplum Tanımları
“Birey”, düşünce, duygu ve irade gibi özellikleri toplum içinde şekillenen, toplumun temel yapı taşını oluşturan insandır. Diğer bir ifadeyle, fert ya da kişi anlamına gelir.
(Kaynak: TDK, Türkçe Sözlük, s.354)
“Toplum” ise, ortak menfaatler doğrultusunda birlikte hareket eden ve aynı coğrafyada yaşayan insan topluluğudur.
(Kaynak: TDK, Türkçe Sözlük, s.2369)
Tarihte Dinin Yeri
İnsanlık tarihi boyunca insanlar, güçlü ve üstün bir varlığa yönelme, ona güvenip sığınma ihtiyacı duymuşlardır. Bu duygu ve ihtiyaçlarını ise din aracılığıyla karşılamışlardır.
Gerek kutsal kitaplar, gerekse bilimsel ve arkeolojik bulgular, dinin insanlık tarihinin her evresinde var olduğunu ortaya koymaktadır.
Kur’an-ı Kerim’de bu duruma şöyle dikkat çekilir:
“Biz her ümmete bir peygamber gönderdik…”
(Nahl Suresi, 36. Ayet)